Son dönem Osmanlı köylüsünün içinde bulunduğu sefalet, cehalet ve kültürel yozlaşmanın anlatıldığı eser, edebiyatımızdaki köy konulu ilk realist romandır.
Osmanlı yenileşme hareketleri çerçevesinde Tanzimat'la birlikte Batı'ya açılan Osmanlı Devleti'nde yaşanan batılılaşma sürecinin yanlış özelliklerinin vurgulandığı yapıtta, Bihruz Bey ve onun romantik aşkının konu edildiği edebiyatımızdaki ilk realist roman.
Türk edebiyatının ilk tarihi romanı olma özelliği taşıyan Kitapta II. Selim döneminde İranlılarla yapılan savaşta yer alan vatansever askerin başından geçenler anlatılmaktadır.
Romanda iyi yetişmiş Ali Bey'in, uygunsuz bir kadın olan Mahpeyker'e aşık olması ve bu aşkın Ali Bey'e maddi ve manevi olarak yıkım şeklinde sonuçlanması anlatılır. Türk Edebiyatı tarihinde ilk edebi roman olarak değerlendirilen eser.
Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle mahallede pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip Şair Müştak Bey, sevdiği Kumru Hanım'la, kılavuz ve yenge hanımlar aracılığıyla evlenmiştir. Nikâh sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin, Kumru Hanım'ın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır sonra itiraz eder. Görücü usulü evliliğinin sakıncalarını konu alan eser, Türk Edebiyatında yayımlanan batılı tarzda ilk tiyatro eseri olarak kabul edilir.
Esaret konusunu ele alan ve bir paşazade ile cariyenin uygun görülmeyen aşkını anlatan kitabın kahramanı, Kafkasya'dan getirilip konaklarda halayık olarak çalıştırılan Dilber'dir. Roman; halkı eğitmeyi, köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir. Konusu gerçek hayattan alınmış bu romanda genel manada esir ticareti, sosyal sınıflar arasındaki dengesizlik, terbiye meselesi, geleneklerin sosyal hayata tesirleri başlıca unsurlardır.
Tanzimat sonrası dönemde İstanbul'da geçen bir aile faciasının anlatıldığı romanda kıskançlık konusu natüralist bir anlayışla ele alınır. Türk edebiyatının ilk psikolojik roman denemesi kabul edilir.
Abdülhak Hamid Tarhan'ın karısı Fatıma Hanım'ın ölümü üzerine yazdığı şiiri.
Ahmed Cevdet Paşa'nın İslam Hukukunu sağlam bir dille kaleme aldığı kitabı.
Yaşanmış olayların anlatıldığı roman, gerçek yaşamla örtüşmektedir. Romanda yaşam öyküleri anlatılan kişiler (Siranuş, Agavni, Refet...) o dönemde yaşamış, günlük yaşamın içinden kişilerdir ve yazar bizzat bu kişilerle tanışmıştır. İstanbul'da yaşayan müslüman olmayanlar hakkında ve yaşantıları ile ilgili detaylı bilgiler aktarır. Natüralist bir roman örneği olması amacıyla Emile Zola’dan esinlenerek yazılmış bir romandır.
Şemseddin Sami'nin yazdığı adında "Türk" kelimesi geçen ilk Türkçeden Türkçeye sözlüktür.
Abdülhak Hamit Tarhan tarafından kaleme alınmış olan oyunda İstanbul’da yaşayan orta halli bir ailenin kızı Sabiha Hanım ile aynı mahallede oturan arkadaşı İzzet Bey arasındaki aşk macerası anlatılmıştır. Bu tiyatro eseri Namık Kemal’in Zavallı Çocuk adlı eserinden esinlenerek yazılmıştır.
Türk edebiyatının Batılı anlamda yazılıp oynanan ilk tiyatro yapıtıdır. Namık Kemal tarafından yazılmıştır; yazarın ilk tiyatro piyesidir. Oyun halkta vatanseverlik ve kahramanlık duygularını harekete geçirmeyi amaçlar. Konu, Kırım Savaşı'nda gönüllü olarak cepheye giden sevgilisinin ardından savaş alanında onunla beraber bulunmak ve onunla aynı kaderi paylaşmak için asker kıyafetine girip Silistre savunması'na katılan genç bir kızla sevdiği genç adamın aşkı etrafında gelişir.
Ziya Paşa'nın kaside nazım biçimiyle kaleme aldığı, 66 beyitten oluşmuş bir eserdir. Hiciv karakterli bir eserdir.
Türk Edebiyatının ilk çeviri romanı olma özelliğini taşımaktadır. Kitap ideal devlet adamlarının nasıl olması gerektiğinden bahsetmektedir. Fransız yazar Fenelon’un, Fransa’nın kralı için eğitim niteliğinde yazdığı bir eserdir.
| Derece | Ad Soyad | İl | Süre | Puan |