














| Derece | Ad Soyad | İl | Süre | Puan |
| Ece Okan Temizkan 29.05.2022 16:08 |
KAYSERİ | 4:58 | 12 |
Halide Nusret Zorlutuna'nın ailesi ve kendi biyografisi ile anılarını anlattığı bu romanda, kalabalık bir köşk halkı ve onların akrabalık ilişkileri anlatılır. Küçük yaşta anne ve babasını kaybeden Mine, ona kol kanat geren ağabeyi Kenan Bey ve eşi Sacide Hanım’la birlikte yaşamaktadır. Sacide Hanım, hem yengesi hem de teyzesinin kızıdır. Sacide Hanım’ın kardeşleri Nüzhet ile Doktor Fikret ve eşi Zehra da bu kalabalık ailenin parçasıdır. Halide Nusret, bu romanında bir yandan Milli Mücadele yıllarının yangınını anlatırken, diğer yandan aşkı sorgular. Aşkın tüm değer yargılarından daha üstün olduğunu düşünen Mine, bu kalabalık ailenin bütün yaşamını değiştirecektir. Romanın kişileri: Mine: Düşüncelerini her zaman gizleyen bir kızdır. Küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiştir ağabeyi ve yengesiyle yaşamaktadır. Bazı durumlar sonucu sevmediği bir adamla evlenmek zorunda kalır. Aslında başkasına aşıktır. Kenan: Mine’nin ağabeyidir. Sacide: Kenan’ın karısıdır. Mine’nin teyzesinin kızıdır.
Faşist İtalya’daki aşk, macera ve cinayet olaylarını konu alan roman, Mussolini’nin Faşist İtalya’sında yaşayan ve beklediğini bulamayan bir “Türk entelektüel sanatçının açmazlarını ve isyanını konu alır. Yazarın ilk romanıdır. Türkiye’yi ve Türk insanını çok iyi tanıdığını sonraki kitaplarında ispat eden yazar bu kitabında sadece “insanı ele alır. Romanın kişileri: Türk Genci: Sanat tarihi alanında doktora yapmak için İtalya’ya giden duygusal, sadık, arkadaş canlısı, zora ve sıkıntıya gelemeyen ama olaylar karşısında kendini kaybetmeyen bir aydındır. Fernando: Faşist idare tarafından aranan bir direnişçidir. Romanın sonunda hayatını kurtarmayı başaran yeni bir yaşam kurmayı başaran biridir. Melisa: Türk genci ile aralarında duygusal bir bağ olan ama işkenceye dayanamadığı için intihar eden bir kızdır.
Romanda, Osmanlı zamanından kalma bir konakta, gittikçe ufalmış bir aile ve onların yanında parazit hayatı yaşayan yakınlarından oluşan tembel, işsiz güçsüz bir grup insan yaşar. Roman, bu ailenin zamanla hem maddi hem manevi açıdan çöküşünü ve sonunda dağılışını anlatır. Romanın kişileri: Şükrü Paşa: Köşkün asıl sahibidir. Leman Hanım’ın babasıdır. Leman Hanım: Şükrü Paşa’nın kızı, Davut Bey'in eşidir. Köşkün annesidir. Köşk için kaygılanan bir kişidir. Ancak kendi hataları ve yakınları yüzünden köşkü kaybeder, hastalanıp ölür. Davut Bey: Leman Hanım’ın eşidir. Yaşamayı seven, gamsız bir adamdır. Pakize: Leman Hanım’ın kızıdır. Zengin bir adamla evlendirilmeye çalışılır. Doğum yaparken ölür.
Çok kültürlülüğün, modern dünyadaki bölünmüşlüğün romanı olduğu için önemlidir. Doktora yapmak için farklı inançlardan, farklı ülkelerden Boston’a gelen gençlerin yaşamı romanın konusunu oluşturur. Romanın kişileri: Ömer: Amerika’ya doktora yapmaya giden bir gençtir. Psikolojik sorunları vardır. İçki ve uyuşturucu kullanır. Gail: Psikolojik sorunları olan bir öğrencidir. Ömer ile evlenir ama intihar eder. Piyu: Temizlik hastası bir öğrencidir. Psikolojik sorunları vardır. Alegre: Çocukluğundan beri psikolojik sorunlar yaşamış olan bir kişidir. Şişmanlığı ile ilgili sorunları vardır.
Kültür farkından ve anlayışlarından dolayı iki gencin anlaşamayıp , ortak karar ile boşanmaları ve bu süreçte yaşanan olaylar işlenmiştir. Kitabın ana düşüncelerinin temelinde ise saygı ve sadakat yer almaktadır. Romanın kişileri: Züleyha: Batı kültüründe yetişmiş , Ali Osman Bey’in kızıdır. Ali Osman Bey: Çok cephede savaşmış , herkes tarafından sevilen bir komutandır. Yusuf: Ali Osman Bey’in askerlerinden biridir. Anadolu kültürü ile yetişmiş gelenek göreneklere bağlıdır. Züleyha ile evlenir. Enise Hanım: Yusuf’un annesidir. Gelenek ve göreneklerine bağlı kendi halinde bir kadın.
Orta halli bir aileye gelen kızın değer yargılarını ortadan kaldırmasının anlatılması açısından önemli bir romandır. Taşradan, biraz uzak akrabası olan;fakat kendisine “dayı” dediği kişinin İstanbul’daki evine kalmaya gelen kasabalı kız Ayşen’in bol para ile İstanbul’un sosyetesi içinde bir anda değişen yaşamı kendisine aşık olan kişilerle olan ilişkileri ve beraber yaşadığı ailedeki değişmeler anlatılmaktadır. Romanın kişileri: Ayşen: Romanda anlatılan olayların etrafında geliştiği şahıstır. Kaprisli, güzel bir kızdır. Güzelliği ile herkesi peşinden koşturur. Ata Efendi: Ayşen'in dayısıdır. Çıkarcı bir tiptir. Yaşar: Ayşen’in babasıdır. Zengin bir adamdır. Rüştü: Ata Efendi’nin patronunun oğludur. Ayşen ile evlenir.
Gösterişli ve lükse düşkün, Avrupai bir özenti yaşamı sürdürmek isteyen, “zarif” giyinen Şatırzâde Şöhret Bey’in yaşamı konu edinmiştir. Romanın kişileri: Şatırzâde Şöhret Bey: Romanın asıl kahramanıdır. Dış görünüşe önem veren, asilzade olduğunu düşünen, alafrangalık düşkünü bir tiptir. Madam Potiş: Şöhret Bey’in sevgilisi ve metresi olan kadın aslen Fransızdır. Bayağı bir kadın olan Potiş, kadınlığını kullanarak Şöhret Bey’i avucunun içine almıştır. Maşuk Bey: Şöhret Bey’in yakın arkadaşıdır. Kendisi gibi alafrangalık özentisi içinde olan bir adamdır. Madam Adel: Maşuk Bey’in beraber olduğu yabancı bir kadındır. Emeğini alın teri ile kazanmaya çalışan bir karakterdir.
Ekonomik koşulların kötüye gitmesi ile aile bağlarını nasıl zorladığını, yoksulluğun aile yapısını nasıl bozduğunu ve sanayileşmenin geleneksel yaşam ve el sanatları ile uğraşan insanların yaşamları üzerindeki etkisini inceler. “İnsanın kurduğu çarpık düzenin insanları nasıl yozlaştırdığı” kavramı işin arka planındaki en güçlü fikirdir. Romanın kişileri: Baş Kahraman Herkese karşı öfkeli ve sinirli bir adam olmasına rağmen ailesine ve çocuklarına düşkün ve savaşta bir bacağını kaybettiği için topaldır. Baş Kahramanın Karısı; Ailesinin dağılmasını istemese de gelinini sevmeyen ve geçmişiyle övünen zengin kayınpederini abartarak teselli eden bir kadındır. Mehmet; Evli ve üç çocuk babasıdır. Babasının aksiliklerini anlayan ve makineler yüzünden işini kaybeden, Bu nedenle, ailesiyle birlikte babasının yanında çalışmak zorunda kalan kahramanın en büyük oğludur. Ali; Kahramanın evlilik çağındaki en küçük oğludur.
Bu kitaptan ötürü “edebiyatın yeni soluğu” yakıştırması yapılması ve alışık olunmayan bir dille kaleme alınıp çok katmanlı, bağlantılı birçok yeniliği içinde barındırması açısından önemli bir romandır. Hayal ile gerçek arasında gidip gelen ve bilgiyi ararken dil, din, ırk gözetmeksizin bunun yollarını arayan insanların kesişen hayatları ve babanın oğluna dünyayı yaşayarak öğretme çabası anlatılmıştır. Romanın kişileri: Uzun İhsan Efendi: Hayatı istiharelere yatmakla geçer ve hayatı eline ünlü bir filozofun kitabını alıp okumasıyla değişir. Bünyamin: Uzun İhsan Efendi’nin oğludur. Ebrehe: Osmanlı Dönemi’nde tüm kirli işleri yöneten teşkılatın yöneticisidir.
İhsan Bey’in etrafındaki insanlarla kendi hayatını alt üst etmesi ve Mazlume’yle yaşamış olduğu ilişki yüzünden Mazlume’nin kötü yola düşmesine sebep olması kitabın konusunu oluşturmuştur. Ayrıca sosyal sorunları olan, hayatın ızdırap ve sefaletleri yüzünden düşmüş bir kadının hikâyesini anlatır. Romanın kişileri: Mazlume: Romanın ana karakteridir. İhsan ile yaşamış olduğu aşk macerası yüzünden hayatı tamamen alt üst olur. İkbal: İhsan Bey’i seven ancak kötü yollarla hayatını devam etmekte olan Mihriban hanımın kızıdır. İkbal İhsan Bey’in Mazlume ile olan ilişkisini öğrencince dayanamaz ve ölür. İhsan Bey: Eğitim almış, kendini taşıyabilen ancak İkbal ile aşk yaşayıp bir yandan da Mazlume ile beraber olur. Annesini de kaybetmesi dengesini bozan İhsan Bey Mazlume tarafından öldürülür.
Köy sorunlarının ve gerçeklerin anlatıldığı bir romandır. Tozak adlı çorak bir köyde, köylülerin alın teriyle oluşturduğu bağlara devletin el koymasıyla köylülerin dertleri anlatılır. ’Roman, her türlü teknik ve elektronik araçların büyük gelişmeler gösterdiği ve üretkenliğin alabildiğince arttığı bu dünyada, yiyeceği yıllık zahireyi, yanıp kül olmuş topraklardan parmaklarıyla toplamaya çalışan ve varlığını sürdürebilmek için istekle üreten Türk köylüsünün hayatından kesittir.’ Romanın kişileri: Eğitmen Rıza: Tozak köyünün öğretmenidir. Bu köyde doğup büyümüştür. Atak aklı başında, cesur ve bilgili bir insandır. Köylüye yardım etmeye çalışır. Kır Abbas: Tozak Köyü’nün ileri gelenlerindendir. Cesurdur ve yenilgiyi kabul etmez. Çalışkan ve merhametlidir. Eğitmen Rıza’nın en büyük destekçisidir. Battal Bey: Köy muhtarıdır.
Türk romanındaki kuşak çatışmasının sembol romanıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü sırasında İstanbul’da kuşaklar arasında farklılık gösteren geleneksel değerler, değer yargıları ve yaşam biçimleri ile Batılılaşma arasındaki çatışmayı konu alan bir romandır. Roman kişileri: Naim Efendi: Abdülhamid döneminde nazırlık yapmış, daha sonra emekli olmuş, gelenek ve göreneklere bağlı bir kişidir. Sekine: Naim Efendi’nin kızıdır. Babası ve çocukları arasında kalmış bir kadındır. Servet Bey: Paraya düşkün ve seviyesiz bir adamdır. Ayrıca Naim Efendi’nin damadıdır. Seniha: Naim Efendi’nin torunudur. Özgür bir şekilde yetiştirilmiş bir kızdır.
Fakir ve vatansever bir gencin yüksek tabakadan bir kızı sevmesi ve ona kavuşma uğrunda karşılaştığı duygusal yıkımlar romanın konusunu oluşturur. Türk toplumundaki doğu-batı çatışmalarını mütareke döneminde İstanbul’da geçen aşk temasını ele almaktadır. Romanda ele alınan diğer konular, halkın hissettiği öfke ve İstanbul’u işgal eden güçlere yardım eden kişilerdir. Romanın kişileri: Orhan Şakir: Orhan doğu ile Batı arasında kalmış fakir bir öğretmendir. Samimi bir şahıstır. Romanın başkahramanıdır. Anadolu’nun Batı karşısındaki temsilcisi durumundadır. Vedia: Samiye hanım’ın kızıdır. Orhan’a karşı duyguları vardır ve onları yazıya geçirir. Samiye Hanım: Kocası öldükten sonra kocasının yaşadığı alafranga hayatı devam ettiren bir tiptir. Fakirleri sevmez, Fransız hayranıdır ve kendi milleti olan Türkleri bile aşağılar.
Türk modernleşme projesinin yirminci yüzyılın ilk yarısında Türk toplumu tarafından nasıl algılandığının sembolik bir eleştirisi olmasından dolayı önemli bir romandır. Doğu-Batı sentezini hayatına doğru şekilde yansıtamamış toplum yapısı anlatılırken, bir yandan da zamanın hayatımızdaki önemi ve geçen her dakikanın saniyenin bile çok önemli olduğu anlatılmıştır. Romanın kişileri: Hayri İrdal: Romanın başkişisidir. Yaşamı boyunca ikinci planda kalmış bir kişidir. Halit Ayarcı: Hayri İrdal’ı yönlendiren şahıstır. Yenilik taraftarıdır. Enstitüyü de arkadaşı Hayri İrdal’ı da yalnızlığa itmiştir. Pakize: Hayri Irdal’ın ikinci karısıdır. Hayatın gülünç tarafını ortaya koyan bir karakterdir.
Almanya’da bir otomobil fabrikasında çalışan ve mercedes almayı ve köye bu mercedes’le dönmeyi amaç edinen 1975 yılında bir yaz günü Kapıkule Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giren Bayram Bayram’ın Ballıhisar’a gidişinin anlatıldığı romanda insanın yabancılaşması ve içsel yolculuğu anlatılıyor. Romanın kişileri: Bayram: Çalışkan bir Alman işçisidir. Yıllar önce köyünden ayrılarak Almanya’ya geldi. Araba tutkusu olan Bayram, bir Mercedes satın alıp köye dönmenin hayalini kurar. Bunu başarır ama sevdiklerini ve kişiliğini kaybeder. Kezban: Bayram’ın sevdiği kızdır. Bayram ondan ayrılıp Almanya’ya gider ama onunla bir daha görüşemez.